02/19/18

Traveland Turizm Yurtiçi, yurtdışı uygun fiyatlı uçak bileti, vize işlemleri, tatil turları satışı, araç kiralama hizmeti.

Sayfayı Kaydır
Yeni Delhi Gezi Rehberi
--TRAVELAND TURIZM--
0850 304 03 58
çağrı merkezimiz ile iletişime geçmek için numaraya tıklayın
Her defasında büyüleyen:

Yeni Delhi

İlhamın peşinde seyahat eden Osmanlı sanatı uzmanı Serdar Gülgünürt yola çıkacağı zaman akima ilk düşen şehirlerden biri Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi. Ülkenin başka yerlerine çıkacağı gezilerde bile çıkış noktası olan şehri Gülgün’den dinleyin.
Delhi’ye ilk gidişimde şehrin renkliliği, kolcusu, insanları ve tarihi beni çok etkilemişti. Neredeyse yaşamayı imkansız kılacak derecede kalabalık ve karmaşık olan bu şehrin nasıl ayakta kalabildiğine şaşırmış ama bu organize kaosun mükemmel bir şekilde işlediğini de hayranlıkla izlemiştim. Daha sonra neredeyse her sene bir defa Delhi’ye gider oldum. Burada pek çok sevgili dost edindim. Moğol İmparatorluğu'nun muhteşem eserleri, pazarlardaki antika kumaşlar, baharatlar ve parfümler her seferinde beni yeniden büyülüyor.

Eski Delhi'nin Moğol (Babür) İmparatorluğu’ndan kalma eserleri beni büyülüyor. Her gittiğimde Eski Delhi’deki Jama Masjid'e mutlaka uğruyorum. Eski Delhi’nin merkezindeki bu büyük cami beni hem mimarisiyle hem de gelen giden yerel kalabalığın renkliliğiyle her zaman etkilemiştir.

Hümayun Türbesi belki de Delhi'deki en sevdiğim nokta. Koskoca şehrin içinde gerçek bir vaha. Hümayun’un mezarının etrafında oluşturulmuş bu güzel bahçe bence dünyanın en güzel îslami bahçelerinden biri. Papağanların uçuştuğu bu yeşil mabetteki huzur, şehrin kaosuyla harika bir kontrast oluşturuyor.

İmparator Şah Cihan'm inşa ettirdiği Delhi’nin kalesi Red Fort (Kızıl Kale) ise saray ihtişamının bahçelerin güzelliğiyle nasıl harmanlanabileceğini gösteren harika bir bina kompleksi. Birbirine açılan avlular ve bahçelerden oluşan bu kale, 1857’ye kadar Moğol imparatorlarının sarayı olmuş.

Nerede Ne Yenir?
Bukhara için “Hindistan'ın en meşhur lokantası” denebilir. Geleneksel Hint yemekleri otantik bir atmosferde servis ediliyor. Tanduri’leri çok meşhur.

The Imperial Hotel’in barı 1911 ise her zaman çok hareketli ve enteresan insanlarla dolu. Meşhur İngiliz mimar Edwin Lutyens'in tasarladığı Connaught Place’deki farklı bar ve kafeler de akşamları hareketli oluyor. Khan Market’taki Town Hail Terrace ise Asya füzyon menüsüyle
öğle ve akşam yemekleri ya da bir içki için uğranılabilecek uluslararası bir adres.

Nerede Alışveriş Yapılır?
Kama Ayurveda, Yeni Delhi çıkışlı bir ayurvedik kozmetik markası. Senelerden beri pek çok ödül alan markanın ürünleri muhteşem güzellikteki şişe ve kutularda satılıyor. Markanın yaratıcısı Vivek Sahni, tasarladığı butiklerle çağdaş Hint tarzını çok iyi yansıtan bir tasarımcı aynı zamanda.

Good Earth ise gerçek bir dekorasyon cenneti. Çoğunlukla ilhamını Moğol Sanatı’ndan olan Good Earth, tasarım konusunda Hindistan’ın en güzel mağazalarından biri. Burada satılan rengarenk seramiklerin, yastıkların, cam objelerin ve halıların hepsini almak istiyorsunuz.

Tarihi Bikaner House’un içinde yer alan Vayu Design For Living de giyimden dekorasyona; tasarım alanında Hindistan'ın önde gelen isimlerinin ürünlerini bir arada bulabiliyorsunuz.

Eski Delhi'nin merkezindeki Chandni Chowk, 17. yüzyılda Moğol İmparatoru Şah Cihan’m kızı adına inşa ettirdiği bir pazar. Buraya yanınızda biriyle gitmenizi tavsiye ederim zira gerçek bir keşmekeşin içine gireceksiniz. Ara sokaklarda rengarenk sariler, şallar, bijuteri ürünleri sizi bekliyor. Bu pazarda yer alan dükkanlardan Gulab Singh Johrimal 1816’da kurulmuş çok meşhur bir parfümcü, buradan da kokulu yağlar ve sabunlar alabilirsiniz.
Yeni Delhi Gezi Rehberi
Yeni Delhi’de yer alan ve 1951 'de inşa edilen Khan Market’in mimari bir özelliği yok fakat kısa zamanda şehirdeki alışverişinizi tamamlamanız için harika bir seçenek Hindistan’ın en iyi markalan olan Kama Ayurveda, Good Earth ve Amrapali kuyumculannın bu çarşıda dükkanlan bulunuyor. Aynca uluslararası zevklere uygun kafeler ve farklı mağazalara da ev sahipliği yapıyor.

Nerede Kalınır?
Benim için Delhi demek The Imperial Hotel demek. Oraya vardığımda Delhi’ye geldiğimi hissediyorum. Tropik bir bahçenin içindeki tarihi otel binası Kolonyal bir tarzda döşenmiş. Hem otelin kendisi hem de restoranı çok iyi. Spa’smm da oldukça başarılı olduğunu belirtmeliyim.


Havada (Uçakta) Rahat Etmenin Püf Noktaları
--TRAVELAND TURIZM--
0850 304 03 58
çağrı merkezimiz ile iletişime geçmek için numaraya tıklayın
UÇAK YOLCUSUNUN HAVA REHBERİ
Bir seyahat nasıl başlarsa öyle devam eder. Havada rahat etmenin püf noktalarını bilmek iş ya da tatil, hangi amaçla uçuyor olursanız olun güzel bir başlangıç demektir. Uçakla seyahat etmeyi sevenlerin kılavuzu kalkış için hazır, lütfen kemerlerinizi bağlayın...

Wright Kardeşler bugün yaşasalardı keşfettikleri taşıtın nasıl da çığır açıcı bir nitelikte olduğuna sanırız şaşırırlardı.
Dünya üzerinde milyarlarca insan, gitmek istediği yere hızlı bir şekilde ulaşmak için şimdilik hâlâ uçağa muhtaç. Yılın yarısını havalimanlarında geçiren biri de olsanız, ayakları hep yere basmayı seven biri de; uçak yolculuğunda rahat etmenizi sağlayacak birkaç kuralı hatırlatmakta fayda var diye düşündük.

RİNGE ÇIKMADAN ANTRENMAN ŞART
Geçtiğimiz ay United Airlines’m uçuşunda bir yolcunun yaka paça uçaktan çıkarılışını izlemişsinizdir belki. Bu durum havayolu şirketlerinin uçaktaki koltuk sayısının yüzde 15’i kadar fazla bilet satmasından kaynaklanıyor. Söz konusu olayda United Airlines’m yer hizmetlerinde çalışan görevlileri birkaç yolcuya, belirli bir ücret karşılığında uçaktan inmeleri gerektiğini, yerlerine United Airlines çalışanlarının oturtulacağını iletti.

Yolcular inmek istemeyince de darp edilerek uçaktan indirildiler. United Airlines bu olaydan sonra binlerce yolcunun biletini iptal etmesiyle 800 milyon Dolar zarara uğradı. Rahat yolculuk etmek için tavsiyemiz, uçuş saatinden tam 24
saat önce başlayan Online check-in prosedüründen faydalanmanız. Koltuğunuzu seçip biniş kartınızı bastırın, kafanız rahat, yeriniz hazır olsun. Unutmayın; uçağın kalkış saatinden 24 saat önce başlayan bu işlem kalkışa 90 dakika kala sona erer.

PARDON AMA BURASI BENİM KOLTUĞUM!
Acaba hangi koltuk en iyisi? Cevabı meçhul değil; birtakım bilgilerle en rahat edeceğiniz koltuğu seçmeniz mümltün. Uçağınızın tek koridorlu mu yoksa çift koridorlu büyük bir uçak mı olacağını Online check-in sırasında görebilirsiniz. Tek koridorlu uçakların ekonomi sınıfının ilk 15 sırası her zaman daha geniş diz mesafesine sahiptir. Çift koridorlu uçaklarda ise uçağın tipine göre değişse de en geniş diz mesafesi genelde ilk 20 sıranındır.

Uçuşunuz iki saatin altındaysa cam kenarında oturup gökyüzünü izlemeniz, hayallere dalmanız ve uçuşun tadını çıkarmanız tavsiye olunur! İki saat üzeri uçuşlarda tuvaleti kullanma ihtimaliniz artacağından (hiç tanımadığı komşusunu dürterek uyandırmak zorunda kalan o "sevimli kişi” olmak istemiyorsanız) koridor koltukları daha avantajlı. Bir an bile çantasından ayrılmak istemeyenlere hatırlatma: Koltuğunuz acil çıkış kapısının (EXIT) hizasında yer alıyorsa unutmayın ki Sivil Havacılık Kuralları gereği çantalarınızı ve kişisel eşyalarınızı kucağınızda taşıyamaz veya ön koltuğunuzun altına koyamazsınız (çünkü uçak acil iniş yapmak zorunda kalırsa işte o an sizin kahraman olma zamanınız!). Paniğe gerek yok; uçakta çantanızla diz dize yaşayabileceğiniz başka koltuklar da var.

İNSAN NE YERSE ODUR
İnsan vücudu uçuş esnasında farklı reaksiyonlar gösterebilir. Uçak yükseldikçe hava basıncıyla birlikte kabindeki nem oranı düşer. 10 bin metrede bu oran yüzde 12’ye iner, ki bu çöl havasından daha kuru bir ortam demektir. Böyle bir ortamda vücudunuzun sıvı ihtiyacı artacaktır. Bu yüzden her uçuş öncesi iki litreye kadar su tüketmek çok önemli. Uçuş sırasında ayrıca tüm tat alma duyumuz değişir. Havada olduğumuz sürece hem düşük basınç hem de uçak motorlarının sesli yapısı psikolojik yapımızla birlikte tat duyumuzu da değiştirir. İşte bu kuruluk ve düşük basınç nedeniyle tatlı ve tuzlu tatlara karşı duyarlılığımız yüzde 30 azalır. Aynı zamanda kuru havadan dolayı kolcu alma duyumuz da olması gerektiği gibi çalışmaz. Bu nedenle havayolu şirketleri uçak içi ikramlarında ekstra tuz ve baharat kullanır. Uçuş esnasında tüm tatlar aynı şekilde etkilenmez. Uçaktaki gürültülü ortam, beşinci tat olarak bilinen ve yosun, mantar, domates ve soya sosu gibi yiyeceklerin verdiği umami tadını daha belirginleştirir. Bu nedenle yerdeyken belki beğenip de içmediğimiz domates suyu, uçaktayken daha belirgin ve lezzetli bir tat bırakır. Bazı havayolu şirketleri bu nedenle yemeklerinde daha fazla domates, ıspanak ve kabuklu deniz ürünleri kullanmayı tercih eder. Örneğin Türk Hava Yolları’nın uçuşlarında sunulan sandviç ve sıcak yemeklerinde mutlaka domates veya domates sosu kullanılır.

VALİZİN TEKNOLOJİĞİ
Son zamanlarda revaçta olan, dijital özelliğe sahip bavullar uçak yolculukları için acaba hayatı kurtaracak nitelikte mi? Kimi cep telefonumuzu şarj edebileceğiniz USB girişine sahip, kimi de
dahili GPS sistemiyle cep telefonunuza hangi konumda olduğunu bildirebiliyor. Sorun şu ki, bu bavulları uçak içine götürmek büyük sıkıntı olabiliyor, içindeki vericiler ve hücresel pillerden dolayı güvenlikte mutlaka bavulunuzu açmanız ve neredeyse tüm eşyalarınızı çıkarmanız isteniyor. Taşıdığınız eşyalara göre sert veya yumuşak dokulu bir bavul seçebilirsiniz ancak tavsiyemiz dört tekerlekli bir bavulun işinizi kolaylaştıracağı yönünde.

BAVULUNUZLA SELFIE ÇEKİN
Bavulunuzu uçağın bagaj bölümüne verecekseniz kontuardaki yetkiliye teslim etmeden önce en az dört bir yanından fotoğrafını çekin. Bu şekilde bavulunuzun kaybolma veya zarar görme durumunda elinizde bir kanıt bulunacaktır.

ÇAY MI KAHVE Mİ?
Bir defa daha düşünün. İstanbul’dan İzmir’e giden bir uçak bir önceki seferini Afrika’nın bir şehrinden İstanbul'a yapmış olabilir ve bu uçuş öncesinde temiz suyunu Afrika’dan almış olabilir. Uçakların temiz su tankları sık sık temizlense de farklı ülkelerden alman sularla yapılan çay ve kahveler mikrobik bakteriler barmdırabilir. Birçok kabin memuru kendine çay/kahve hazırlarken temiz şişe suyu kullanır; bizden duymamış olun.

HER ŞEYİN ZAMANI VAR
Gerçekten iyi bir yolcu musunuz? Uçak kalkmadan önce kabin memurlarından yastık veya su istemek uçuş başlangıcını yavaşlatan işlemlerdir. Uçağınızın zamanında kalkıp zamanında inmesini istiyorsanız kalkış anma kadar acil olmadıkça hiçbir istekte bulunmamanız nihayetinde kendi menfaatinize.

BU KELİMELER, CISSS....
Uçuş öncesi veya uçuştayken kabin içinde “patlama, bomba, terörist, intihar” kelimelerini kullanmayın. Ağzınızdan çıkan bu kelimeler acil duruma geçilmesine ve uçaktan indirilmenize sebebiyet verebilir. Türk Hava Yolları’nın 2014 yılındaki İstanbul-Moskova seferini yapacak olan uçuşu öncesinde bir Türk yolcu “Klimaları açm, sıcaktan
patladık” dediği için bomba prosedürleri uygulandıktan sonra uçaktan indirildi.

KİRLENMEK GERÇEKTEN GÜZEL Mİ?
Uçaklarda en çok mikrop barındıran yer sizce neresi? Hayır tuvalet değil, ne yazık ki yemek yediğimiz, koltuk arkalarındaki masalar. Bu parçadaki 2,155 CFU/sq.in. bakteri oranı bir köpek maması kabındakinden daha fazla. En kirli ikinci bölüm kemerler, üçüncüsü ise havalandırma bölümleri.

NİNNİ DE YOLCU NİNNİ...
Birçok insan uçağa binmekten türbülans yüzünden korkar, ancak türbülans bir güvenlik değil, konfor sorunudur. Havacılıkta sertiflkasyon öncesinde özel testler yapılır. Uçağın türbülans ve benzeri zorlu koşullara dayanma limitleri test edilir. Günümüzde kullanılan birçok yolcu uçağında kanatlar yaklaşık altı metre yukarı, iki metre de aşağı doğru esneyebilir. Amerikalı uçak üreticisi Boeing’in en güncel modellerinden 777X ise sekiz metre yukarı esneyerek bir rekora imza attı. Uçağın türbülansa düşme durumu sıradan bir uçuş durumudur, korkulacak bir şey yoktur.
Havada (Uçakta) Rahat Etmenin Püf Noktaları
Yeryüzündeki ısı değişimleri genel olarak mevsimlerin geçiş dönemlerinde gerçekleşir ve belirli güzergahlarda türbülans olması muhtemeldir. Örneğin bahar aylarının gelmesiyle birlikte Milano’ya seyahat eden bir uçak mutlaka hızlı ısı değişimlerinden dolayı türbülansa girecektir. Aynı şekilde ABD’ye yapılan uçuşlarda Türkiye’den kalkış yapan bir uçak Grönland üzerinden gideceği için ciddi ısı değişimlerinden dolayı bu bölgeden geçerken türbülansa girer.

HANGİ UÇAĞI ALSAM?
Geniş gövdeli ve çift koridorlu uçaklar en konforluları. Ayrıca tek koridorlu uçaklar arasında günümüz şartlarında en çok tercih edilen uçaklardan Boeing 737-900 ve Airbus A321, nispeten yeni uçaklar olduğundan daha konforlu. Tek koridorlu uçaklarda şu an için ülkemizdeki en konforlu uçak ise Pegasus Airlines’m yeni nesil, sessiz ve daha çevreci CFM motorlu Airbus A320neo uçağı. Ama insanoğlu kuş misali; kanat taksın yeter.


Kızıldeniz'de Dalış, Çölde Çay Şarm El-Şeyh Gezi Rehberi
--TRAVELAND TURIZM--
0850 304 03 58
çağrı merkezimiz ile iletişime geçmek için numaraya tıklayın
KIZILDENIZ'DE DALIŞ, ÇÖLDE ÇAY

İstanbul’dan uçakla sadece iki buçuk saatte ulaşılan Şarm El Şeyh, yıl boyu ılıman iklimiyle özellikle dalış meraklıları için iyi bir tatil destinasyonu.

Yarı-egzotik bir kış kaçamağı, enteresan bir coğrafya; bir yanda uçsuz bucaksız Sina Çölü, diğer yanda rengarenk sualtı yaşamı, büyüleyici mercan resifleri... Mısır’ın doğusundaki Sina Yarımadası’nın en güney ucuna kurulmuş, bir zamanlar küçük bir Bedevi kasabası olan Şarm El Şeyh; 1980’lerde başlayan turizm yatırımlarıyla dünyanın en popüler dalış beldelerinden olmuş. Kuzeyde Tiran Boğazı’ndan güneyde Sina’ya uzanan el değmemiş kıyılara sahip Şarm El Şeyh, her şekil ve renkte mercan ile hayranlık verici balık türleriyle dolu.

Dalış yapmak isteyenlerin ilk adresi, Tiran Adası ile dünyanın en büyük sualtı tabiat parklarından biri olan Ras Mohammed. Tüplü ya da şnorkelli dalış için teknelerle ilerlerken küçük Titanik’lerle karşılaşacaksınız; dünyanın en meşhur batıklarından, 1941’de Almanlar tarafından batırılmış İngiliz kargo gemisi SS Thistlegorm da burada. Bazen kum fırtınaları çıksa da 20-30 derece arası değişen sıcaklık sayesinde kışın da dalış yapılıyor. Dahab’da rüzgar sörfü ve kitesurf de popüler. Denizin altını korunaklı bir şekilde görmek isteyenlere ise denizaltı turlarını verelim: Teknede, zemindeki ya da yan cephelerdeki camlardan denizdeki hayata dokunacak kadar yakın olacaksınız.
Kızıldeniz'de Dalış, Çölde Çay Şarm El-Şeyh Gezi Rehberi
Turistik olsa da olağanüstü kaya oluşumlarının, çölde yaşayan Bedevi ailelerinin çadırlarının arasından geçeceğiniz bir ATV turu ya da jeep safari şart; buralara kadar gelmişken “çölde çay" içmeden dönmemeli.

Bir gününüzü ayırıp merkezden 230 km uzaklıktaki St Catherine Manastırı na gidin. 527’de İmparator Jüstinyen’in inşa ettirdiği manastır; Sina Dağı eteklerinde, Musa peygamberin Yanan Çalı önünde ilk vahiyleri aldığına inanılan yerde kurulmuş. Kütüphanesinde çok önemli el yazmaları olduğu söyleniyor. 80 km uzaklıktaki, suların aşındırdığı vadi The Coloured Kanyonu’nun da sürreal bir görünüşü var; nihayetinde antik ve gizemli Mısır’dasınız. -Çiler İlhan

NEREDE KALINIR
Türk misafirperverliğinin şehir efsanesi olmadığına bir kez daha şahit olmak için Rixos Seagate Sharm’da. Profesyonellikle samimiyetin mükemmel bir karışımı olan genel müdür Semih Elbaba’dan işine âşık şef Sercan Yılmaz’a 30’a yakın Türk çalışanı olan otel; 2016’da açılmış. Ultra ali inclusive. 783 oda ve villa, sekiz yüzme havuzu, çocuk ve genç kulüpleri ve yedi restoranıyla ilk başta size Antalya’daymışsınız hissi vermesine aldanmayın; 850 metrelik iskelesinden atlayıp renkli mercan kayalıkları ve sualtı canlılarıyla buluşunca Kızıldeniz’de olduğunuzu anlıyorsunuz. Sahildeki People’s Restaurant’m zengin kahvaltısı ve Lady’s Spa’nın terapisti Moon’un Thai masajı efsane. seagatesha rm. rixos.com

Kentteki ikinci Rixos, Sharm El Sheikh, otele yürüme mesafesinde. Türk ve Osmanlı mutfağı sunan Lalezar Restaurant’da yiyeceğiniz her şey ortalamanın üstünde bir lezzete sahip. sharmelsheikh.rixos.com

AKLINIZDA BULUNSUN
•    18’den küçük ve 45’ten büyük Türkiye vatandaşları kapıdan vize alabiliyor.
•    THY, İstanbul’dan Şarm El Şeyh Uluslararası Havalimanı’na haftada dört kez uçuyor.
•    Havalimanına bol vakit ayırın; çok detaylı güvenlik aramalarından geçiyorsunuz.
•    Yurtdışına mercan çıkarmak yasak.


Bilinmeyenleriyle KAPADOKYA
--TRAVELAND TURIZM--
0850 304 03 58
çağrı merkezimiz ile iletişime geçmek için numaraya tıklayın
Her seferinde bizi yeniden büyüleyen Kapadokya'yı ne kadar tanıyoruz? Türkiye'de kültür turizminin öncüsü, Kapadokya, Kayalardaki Şiirsellik kitabının da yazarı Faruk Pekin, bu eşsiz bölgenin bilinmeyenlerini ve ideal gezi rotalarını paylaşıyor.

Doğal, tarihsel ve görsel zenginlikleriyle Kapadokya; yaklaşık 10 bin yıllık, kesintisiz bir kültürel evrimin de odağı. Burası Doğu ile Batı’nın eklemlendiği; halkların, dinlerin, dillerin ve kültürlerin birbiri içinde eridiği bir pota. Özgünlüğü, acayip renkleri, sürrealist duruşu, mimari biçem ve duvar resmi çeşitliliği, bezemeleri ve benzersiz görünümü ile Cezanne, Gauguin, Van Gogh, Picasso, Gaudi gibi ustaları kıskandıracak bir görselliğe sahip. Bu topraklar en eski çanak-çömleksiz yerleşimden Anadolu’nun ilk yazılı belgelerine, gelişkin bir ticaretten maden teknolojisinin ilklerine; birçok konuda ilklerin yaşandığı yer aynı zamanda. Baskı karşısında kalanların sığındığı, inzivaya çekilmek için gelenlerin ya da ortak yaşama ilkelerini hayata geçirenlerin tercihi olması boşuna değil. Peki bütün bu özelliklerine ve üzerimizdeki büyüleyici etkilerine rağmen Kapadokya'yı, gerçekten tanıdığımız söylenebilir mi? Bu, tartışmaya açık bir konu.

Yanlış bilinen Kapadokya
Kapadokya'ya yalnızca tarihsel ve sanatsal bir yer değil; ünlü peribacaları, akıl almaz güzellikteki doğal oluşumlarıyla eşsiz bir doğa harikası; benzersiz bir jeoloji, jeomorfoloji ve jeoarkeoloji mekânı olarak yaklaşmak gerekir.

İkinci atlanmaması gereken unsur bu coğrafyanın tüm dünyada benzeri olmayan, uyumlu bir doğa-insan etkileşiminin mekanı oluşudur. Dünyanın değişik yerlerinde, ABD'deki Büyük Kanyon’da, Çin’deki Guylin Nehri çevresinde ve Vietnam'daki Halong Körfezi'nde de benzeri şaşırtıcı jeolojik oluşumlar var fakat hiçbirinde Kapadokya’dakine benzer, sürekliliği olan doğa-insan etkileşimi yok. Kapadokya'da adeta doğa yaratmış, insanoğlu biçimlendirmiş.

Üstelik Kapadokya, yerli ve yabancı turistlere gezdirilen Nevşehir-Avanos-Ürgüp üçgeninden (Turistik Kapadokya) çok daha geniş bir bölgeyi kapsamakta.

Buraya yalnızca Hıristiyan kültürünün, Bizans uygarlığının, Bizans sanatının özel bir merkezi ya da yalnızca Rum Ortodoks, Apostolik Ermeni kültürünün bir toplamı gibi yaklaşmak oldukça eksik olur. Kapadokya çeşitli uygarlıkların, Anadolu Müslüman halk kültürü de dahil değişik kültürlerin örtüştüğü; çok katmanlı, Bizans öncesi ve sonrasıyla, Selçuklu ve Osmanlı yüzüyle özel bir bölgedir.

Atlanan en önemli unsurlardan biri de bölgenin geçmişten süzülüp gelen çok renkli yaşam kültürüdür. Bu coğrafyanın kendine has mutfak kültürü; şarap kültürü; halı-kilim ve çömlek-seramik üretimi başta olmak üzere değişik el sanatları ve bezeme kültürü olduğu yadsınamaz.

Kapadokya aslında neresi?
Kapadokya’nm sınırları ise çağlar boyu değişmiş. Bölge, eski çağlarda Med,

Pers, Helenistik, Roma, Doğu Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde farklı sınırlara sahip olmuş. Perslerin satraplık, Romalıların eyalet düzenlemelerinde değişik iller Kapadokya sınırları içinde gösterilmiş. Klasik antik yazarlar Doğu Karadeniz'i Pontos Kappadokiası (Pontus Cappadocia); bugünkü Çorum, Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri illerinin kapsadığı bölgeyi ise -bazen de komşu Amasya, Tokat, Sivas, Malatya, Kahramanmaraş illerini dahil ederek-Büyük Kappadokia olarak adlandırmışlar.

Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda Kapadokya'yı yerbilimcilerin de önerdiği gibi ( Kapadokya Volkanik Bölgesi); coğrafi ve kültürel benzerlikleri, tarihsel arka planı ve günümüz turistik anlamlandın İmasını dikkate alarak Nevşehir, Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerini kapsayan bir dörtgenin içinde yer alan bölge olarak tanımlamak doğru olur.

"Güzel Atlar Ülkesi" değil!
Dilbilim araştırmalarına göre yaygın inancın tersine Kapadokya eski İran

dillerinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelmiyor. Ayrıca tarihçilere göre eskiden Kapadokya’nm katırları da, koyunları da atları kadar ünlüymüş. O kadar ki, vergi toplayanlar, aynî vergi unsurları arasında katırları da sayarlarmış.

Kapadokya nasıl gezilmeli?
Kapadokya'ya ilişkin yayınların ve düzenlenen turların çoğu Ürgüp, Göreme, Zelve, Avanos, Kaymaklı ya da Derinkuyu gibi artık adları çok duyulmuş yerleri kapsar. Oysa Kapadokya'yı Göreme-Avanos-Ürgüp üçgenine sıkıştırmak burayı yoksullaştırmak, ona haksızlık etmek olur. Öte yandan Kapadokya gezilerini kiliselere, onların da yalnızca resimli olanları üzerine yoğunlaştırıp Kapadokya'yı Hıristiyanlığa endekslemek de yanlış bir tavır olur.

Halbuki Kapadokya’nm tüm güzelliklerini görebilmek için es geçilmemesi gereken yerler var. Zamanımızın genişliğine göre farklı tur rotaları düzenlenebilir. Ihlara Vadisi'nin tamamı, Gelveri ya da Güzelyurt, Selime Kalesi, Manastır Vadisi, Kızıl Kilise,

Sinasos, Cemil, Sobesos, Söviş, Soğanlı Vadisi, Kayseri, Talaş, Gesi, Ağırnas, Sultan Sazlığı, Acıgöl, Göllüdağ, Aynalı Kilise, Pancarlık Kilise, Ayvalıköy, Çat, Çeç Tümülüsü, Kızılçukur, Güllüdere gibi artık eski ve yeni adları birbirine karışan tarihi yerler Kapadokya’nm bir başka yüzünü, “Bilinmeyen Kapadokya”yı oluşturur.

Kültepe, Erdemli Vadisi, Güzelöz, Başköy, Hallaçdere Manastırı, Göreme kiliseleri, özellikle Durmuş Kadir Kilisesi, Görkündere, Zemi, Kılıçlar, Güllüdere, Kızılçukur vadileri, Ak Kilise, Özkonak (özellikle dışı Tevrat’tan resimli camisi), Niğde kiliseleri, Hüdavend Hatun Kümbeti, Alaaddin Camisi, Sungur Bey Camisi,

Ak Medrese, Küçükköy, Yeşilburç, Fertek Camisi ve Hamamı, Konaklı (Misti) Kilisesi, Hasaköy Kilisesi, Hamamlı, Dikilitaş, Tyana-Kemerhisar, Gümüşler Manastırı, Erdürlük, Erkilet, Kayabağ, Darsiyak Kilisesi, Gülşehir, Karşı Kilise, Sivasa, Hacıbektaş, Kırşehir ise “Hiç Bilinmeyen Kapadokya"yı temsil eder,

Bilinmeyenleriyle KAPADOKYA

Kapadokya’ya dört mevsim gidebilirsiniz. Bu topraklar baharda da güzel, karlar altında da. Bölgeyi klasik turlarla ya da gruplarla gezebileceğiniz gibi, kendi başınıza da dolaşabilirsiniz. Şaşırtıcı doğal örtü içinde vadilerinde yürüyüşler yapabilirsiniz. At ya da eşek sırtında, at arabalarıyla, dağ bisikletiyle ya da balonla dolaşabilirsiniz. Gizemli vadilerinde mehtapta yürürken düş gücünüzü zorlayabilirsiniz; ancak, Kapadokya'yı sadece görmek değil, onu tüm yönleriyle algılamak önemlidir.

Gezinin olmazsa olmazları
Bir Kapadokya gezisi mutlaka şunları içermelidir: Göreme Açık Hava Müzesi, bir vadi (tercihen kolay olan Zelve Vadisi), bir yeraltı şehri (Kaymaklı gibi), taş evleriyle sivil mimarlık örneklerine sahip bir yerleşim (Mustafapaşa/Sinasos, Güzelyurt/Gelveri, Avanos, Ürgüp gibi).

İkinci "mutlaka listesf'nde bir vadi yürüyüşü, Uçhisar Tepesi, Çavuşin Kilisesi, Karşı Kilise, Ihlara Vadisi, Güzelyurt/Gelveri, Ağzıkarahan Kervansarayı, Kayseri ve çevresi olmalı.

Üçüncü "mutlaka listesi” ise Soğanlı Vadisi, Açıksaray, Hacı Bektaş Veli Müzesi, Gümüşler Manastırı, köyleriyle birlikte Niğde’yi kapsayabilir.

İdeal olanı Kapadokya’yı toplam 17 günlük bir gezi dizisiyle gezmektir. 4 Günlük “Klasik Kapadokya”, 4 günlük “Bilinmeyen Kapadokya”, 4 günlük “Hiç Bilinmeyen Kapadokya”, 3 günlük “Kayseri ve Çevresi”, 2 günlük “Hacı Bektaş-Kırşehir" bölgeyi iyice kavramak için yeterli olacaktır.

Kapadokya’da geçireceğiniz süreye göre turunuza balonla Kapadokya, şarap mahzenleri, çanak-çömlek atölyeleri, halı-kilim imalathaneleri, Kapadokya’da lezzet durakları gezilerini ve Aladağlar yürüyüşleri ya da tırmanışlarını da ekleyebilirsiniz.